23 Nisan 2013 Salı
Değişen beden imajları
Çağlar boyu değişen beden imajları, insanı ne güzel, ne de çirkin yapabilir. Önemli olan kişinin aktif bir yaşam ve doğru beslenmeyle beden ve ruh sağlığını koruması, kendisiyle barışık yaşamasıdır.
Kim istemez ki yüzyıllar boyunca hep güzel kalmayı? Çağların beden imajları değişse bile, döneminin en ideal ölçülerine sahip olmasa bile, kendisini her zaman güzel bulmayı kim istemez?
Kulağa ne kadar ütopik gelse de, aslında hiç zor değil. Sadece aktif bir yaşam ve doğru beslenme ile kendi beden imajımızla barışık yaşayabilir, kendimizi dünyanın en güzel insanı hissedebiliriz.
Çünkü herkesin beden imajı farklıdır. Çünkü beden imajı, kişinin kendisini nasıl algıladığıyla değiştiği gibi, modanın etkisiyle tarih boyunca da değişiklik gösterir.
Örneğin mitolojide büyük göğüslü, geniş kalçalı, yumuşak ve büyük karınlı Venüs bereket simgesi iken, tombulluğuyla ünlü Afrodit ideal kadın olarak kabul görmüş.
19. yüzyıla gelindiğinde bir dirhem et, bin ayıbı örterken, 21. yüzyılda bir dirhem et, ayıbın simgesi haline gelmiş.
Oysa ne bir dirhem et ayıbı örter, ne de fazlalığı ayıptır. Önemli olan kişinin kendisini sevmesi, kendisiyle ve bedeniyle barışık yaşaması. Kendimizi ne kadar çok seversek, beden imajımızı da o kadar iyi koruruz.
Beden imajımızı nasıl koruruz?
Yeterince sağlıklı olan vücudumuz, ruh sağlığımızı da etkiler. Sağlıklı bir ruh, hayata olumlu bakmamızı sağlar ve hem kendimizi, hem de imajımızı sevmemize yol açar.
Sağlıklı olmayan bir vücut ise, ruh sağlığını olumsuz etkiler. Hayata olumsuz bakıp, kendimizden ve imajımızdan hoşlanmamamıza neden olur. Bu durumda yükselen stres hormonunun etkisiyle tatlıya, çikolataya saldırırız. Şekerli besinlerin içindeki mineraller sinir sistemimizi yavaş yavaş güçlendirirken, ruhumuz çoktan dış dünyayı terk etmiş, içsel problemlerimize dalmıştır. Minerallerin etkisiyle içsel problemlerimiz çözülür çözülmez beden imajımıza geri döner, ertelediğimiz alışverişlerimiz yeniden canlanır.
Tabii ki bu bir paradokstur. Mutlu olabilmek için bir yandan şekerli besinlere saldırırken, diğer yandan beden imajımızı nasıl koruyabiliriz? Bu paradoksla başa çıkabilmek, yaşadığımız sıkıntıların beden ve ruh sağlığımızı etkilememesi için ne yapabiliriz?
Aslında bu soruların cevabı son derece basit. Aktif bir yaşam ve doğru beslenme sayesinde paradoksun çemberinden sıyrılıp, hem beden sağlığımızı korur hem de beden imajlarımızla barışık yaşarız.
Aydan Atasoy
Beslenme ve Diyet Uzmanı
7 Ocak 2013 Pazartesi
Her yemeğe maydanoz
Her girdiği yerde bir tutam lezzet bırakan maydanoz, aleyhinde hemen hemen hiç konuşulmayan bir bitki.
Maydanoz, C vitamini, E vitamini, B grubu vitaminlerden folik asit, A vitamini yönünden çok zengindir. Taze yenen 8-10 dal (20 gram kadar) maydanoz, yetişkinlerin bir günlük C vitamini ihtiyacının yarısını karşılar. Halk arasında mide bulantısı giderici, böbrek taşlarını düşürücü olarak, ayrıca kansızlıkta, halsizlikte, bağırsakların çalışmasında, diş eti kanamasının önlenmesinde, yaraların kapanmasında, romatizmada sıkça yararlanılıyor. Maydanoz aynı zamanda iştah açıyor, ateş düşürüyor. Kadınlarda adet düzenliyor ve organizmayı zehirlerden arındırıyor. Bu yüzden karaciğer karaciğer hastalıklarına, sarılığa, egzamaya, selülite, romatizmaya, gut hastalığına ve idrar yolları taşlarına karşı tavsiye ediliyor.
Ayrıca kaynatılıp içildiğinde ve cilde kaynatılmış maydanoz suyuyla pansuman yapıldığında sivilcelere iyi geliyor. Yine maydanoz suyuyla gözlere pansuman yapıldığında gözdeki iltihaplanmaları önlüyor ve yanmayı geçiriyor. Sirkeli maydonuz suyuyla yıkandığında saçların uzaması hızlanıyor.
İster çiğ olarak tüketin, ister yemeğinizi ocaktan indirmeden bir tutam maydanoz ekleyin. Evinizin balkonunda bir saksıya diğer çiçeklerin yanına bir demek maydanoz ekmenin evinize neşe katacağını da unutmayın...
16 Aralık 2012 Pazar
Bitkilerle Cilt Bakımı
Bitkilerle Cilt Bakımı
Kabuğu soyulan bir elma ince rendelenir ve 1 yemek kaşığı dolusu krema ile iyice karıştırılır.Yüze, boyuna ve dekolteye uygulanır ve 10 dakika etkilemeye bırakıldıktan sonra ılık suyla durulanır.
1 çay kaşığı glikoz, 10cl sirke, 1 yumurta sarısı iyice karıştırıldıktan sonra, 40cl ayçiçek yağı eklenerek, krem kıvamı alana kadar karıştırılır. Bir cam kaba koyularak soğukta saklanır. Kremle nemlendirilen pamukla, deri dairesel hareketlerle iyice temizlenir ve ılık suyla yıkanır.
100cl gülsuyu hafifçe ısıtılır, 25gr süttozu ve 1 yemek kaşığı çiçek balı eklenerek iyice karıştırıldıktan sonra, 30gr bademyağı eklenir ve yine iyice karıştırılır. Cam bir kapta, soğukta saklanır. Bu sıvı ile deri iyice ovuşturulur ve daha sonra yumuşak ıslak bir bezle veya pamukla temizlenir.
2 yemek kaşığı krema, 1 yemek kaşığı çiçek balı ile karıştırılır ve mayonez kıvamı alana kadar ayçiçek yağı eklenerek iyice karıştırılır. Akşamları maske olarak 10 dakika süreyle yüze uygulanır. Sonra yüz ılık suyla iyice yıkanır.
1 orta boy salatalık, kabuğu soyulduktan sonra robottan geçirilir ve tülbentten geçirilerek 1/2 limonun suyu, 25gr bademyağı ve 50cl havuç suyu eklenerek iyice çalkalanır. Akşamları bu sıvı ile nemlendirilen pamukla deri iyice temizlenir. Kullanımdan önce çalkalanmalıdır.
2 orta boy havucun suyuna, 1 yumurta sarısı ve 1 kahve kaşığı ayçiçek yağı karıştırılarak iyice çalkalanır. Deri bu sıvıyla ovuşturulur ve 15 dakika etkilenmeye bırakılır. Daha sonra ılık suyla yıkanır.
Kuru Ciltler için BakımKuru cilt için avakado maskesi önermek isterim. Bir avokado meyvesi ezilir ve yarım tatlı kaşığı bal, bir tatlı kaşığı elma sirkesi ilave edilir. Bu karışım daha sonra bir yumurta sarısı ile karılır. bir yemek kaşığı zeytinyağı ilave edilip tekrar iyice karıştırılır. Yüze maske şeklinde sürülür ve yarım saat bekledikten sonra yıkanır.
Yağlı Cilt İçin
4 yemek kaşığı dolusu çökelek, 10 mili litre(ml) adaçayı, destile suyu, 10 ml gülsuyu, 1 kahve fincanı ılık süt mikserde iyice karıştırılır. Yüze ve boyuna uygulanarak 30 dakika etkilemeye bırakılır.sonra yıkanır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız
Mutluluk Duyarız


